Gölge Bankacılık Nedir?

Gölge Bankacılık Nedir?

Gölge bankacılık sistemi yasal düzenlemelere tabi bankalar gibi çalışan ama yasal düzenlemelere tabi olmayan bankacılık sistemidir. Klasik bankalar denetime tabidir, gölge bankacılık sisteminde faaliyet gösteren kurumlar denetime tabi değildir yada kısmen denetime tabidir. Gölge bankacılık, piyasa bazlı kredi olarak da bilinir. Gölge Bankacılık İngilizce karşılığı: (Shadow Banking)

Gölge Bankacılık İşleyişi

Gölge bankacılık sisteminde işletmeler standart bankalar gibi para kabul etmezler. Bireysel bankacılık sistemleri yoktur. Geleneksel kredilerde, bir bankanın borç verme hacmi, bankanın aldığı mevduat hacmine ve piyasalardan ne ödünç alabileceğine bağlıdır. Gölge bankacılık aynı prensipte çalışır. Örneğin, bir yatırım fonu yatırımcılardan para alır ve karşılığında fonda hisse çıkarır. Fon bu parayı yatırımın geri dönüşünü elde etmek için menkul kıymetler (örneğin, bir ülke veya şirket tarafından ihraç edilen bir tahvil) satın almak için kullanır.


Nasıl banka belirli bir faiz oranı kazanmak için tasarruf sahipleri ve borçlular arasında “aracı” gibi davranırsa, yatırım fonu da yatırım getirisi kazanmak için yatırımcıları ve ülkeleri / şirketleri bağlayan kanal olarak hareket eder. Gölge bankacılık sistemi yatırımcılardan topladığı fon ve parayı, ülkelere / şirketlere borç vererek, işlemektedir. Gölge bankacılık sistemi verilen fonlar ve ipotekli krediler gibi kolektif yatırım araçları ile bir faiz geliri elde eder. Sistem bu şekilde işlemektedir.

Gölge Bankacılık Büyüklüğü

Dünyadaki 20 ekonomi grubunun düzenleyici görev gücü olan Finans İstikrar Kurulu’nun raporuna göre, gölge bankacılığın boyutu 2011 yılında rekor 67 trilyon dolara ulaştı. Amerika, en büyük gölge bankacılık sistemine sahiptir ve bunu Euro Bölgesi ve İngiltere izlemektedir.

Mayıs 2017’de, İsviçre merkezli Finansal İstikrar Kurulu’nun ayrıntılı olarak yayınladığı rapora göre, banka dışı finansal varlıkların 2014 yılında 89 trilyon dolar olan hacmi, 2015’te 92 trilyon dolara yükselmiştir.

Gölge bankacılık sistemi en fazla kriz zamanlarında ortaya çıkmıştır. 2008 Krizi sonrası gözle görülür bir büyüme yaşamıştır. Son zamanlarda yaşanan Covid-19 pandemisi sebebiyle gölge bankacılık sistemi tekrar gündeme gelmiştir.

Gölge Bankacılık Tarihi

Amerika’lı Ekonomist Paul Allen McCulley, gölge bankacılık sisteminin doğuşunu 1970’lerde para piyasası fonlarının gelişimi ile tanımladı. Gölge bankacılık sisteminin tarihi 1970 olsa da en fazla büyümeyi kriz dönemlerinde yaşamıştır. Özellikle 2008 mali krizinde ciddi bir rol oynamıştır.

Gölge bankacılık sistemi içerisinde ki en büyük oyuncular Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Euro Bölgesi ve Çin’dir.

Gölge Bankacılık Riskleri

Fitch Ratings tarafından hazırlanan bir rapora göre, bankaların kredi profilleri küresel finansal krizden bu yana iyileşmiş olsa da sistemik risk azalmadı.

Fitch’in “Finansal İstikrar için Gölge Bankacılık Sonuçları” raporunda, bankalar krizden bu yana artan sermaye ve likidite elde ettiler ve daha muhafazakâr taahhüt standartları uyguladılar. Ancak, banka düzenlemeleri, düşük faiz oranları, elverişli bir ekonomik zemin ve finansal teknolojinin büyümesi, bankaların veya diğer kurumların dışında meydana gelen “gölge bankacılık” veya kredi aracılığında artışa neden olmuştur.

Gölge bankacılığın yükselişi, bankaların, sigorta şirketlerinin ve emeklilik fonlarının maruz kaldığı doğrudan ve dolaylı riskler, bankalar ve finansal olmayan kurumsal borçlular için azalan finansman mevcudiyeti ve artan varlık fiyatı oynaklığı gibi artan sistemik risklerin bir işareti olabilir.

Bununla birlikte, Fitch, bankacılık sektörünün dışındaki kredi aracılığının, bir miktar şeffaflık olduğunu varsayarak, ekonomik büyümeyi desteklemek için ek kredi ve likidite kaynakları sağlıyorsa olumlu olabileceğine inanıyor.

Konu ile ilgili görüş ve önerileriniz yorum bölümünden iletebilirsiniz.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı