Otomatik Portakal Kitap Özeti ve Yorumu

Otomatik Portakal Kitap Özeti ve Yorumu

Kitabın baş karakterinin adı Alex. Kötülük yapmaktan zevk alan biri ve kitabın başında daha 15 yaşında. Alex’in kendi gibi 3 arakadaşı daha var. Georgie,Aptalof ve Pete. Aptalof içlerinden en aptal olanı aynı zamanda en iri yarı ve güçlü olanı. Pete ise daha geri planda sakin bir kişiliğe sahip. Bu dört arkadaş hava karardığında sokaklara çıkar zorbalık, hırsızlık yaparlar. O dönemde sokaklar çok güvensizdir, polis yetersizliği vardır. Gece suç işleyenler genelde yakalanmazlar. Bu dört arkadaşta bunu fırsat bilerek bir gece sokağa çıktıklarında kütüphanenin önünde yanlız ve yaşlı bir adam görürler hemen adama saldırırlar üsütünü başını yırtarlar adama zorbalık yaparak döverler, kitaplarını yırtarlar, parasını çalarak yaşlı adamı orda bırakarak kaçarlar.

Sonra bir evin kapısını çalarlar bir kadın kapının üst kilidini açmadan aralar kapıyı. Kim olduklarını sorar. Yardıma ihtiyaçları olduğunı söyler. Telefonu kullanabilirmiyiz diye sorar. Genç bayan telefonları olmadıkları söyler. Bunun üstüne Alex su getirmesini rica eder. Genç bayan kapıyı aralık bırakarak su almaya gider. Bunu fırsat bilen dört genç içeri girer. Burası bir yazarın evidir eşiyle birlikte yaşar. Bu dört genç yazarın yazmış oldugu yazıları yırtarlar birsürü zorbalık yaparak genç bayana saldırır ve öldürürler.


Alex, klasik müzik dinlemeyi çok seven biridir. En büyük zevki çaldığı paralarla plak satın alıp dinlemektir.

Bu dört kişilik çetenin lideri Alex’dir. Bir akşam toplandıklarında Georgie ve Aptalof artık bu basit zorbalıkları yaomak istemediklerini büyük hırsızlıklar yapıp eşyaları da satmak istediklerini söylerler. Alex bu duruma çok sinirlenir ve Georgie döver. Aptolof’u bıçaklar. Çetenin liderinin kendisi olduğunu ve onun dediklerini uymalarını söyler. Sonra arkadaşlarının gönlünü almak için onlara bişeyler ısmarlar ve gönüllerini aldığını ve bir daha sözünden çıkmayacaklarını düşünür.

Bu olayın üstüne Alex, liderliğini ispatlamak için arkadaşlarının bahsettiği eve girmeyi kabul eder. Dört arkadaş bu eve doğru yola koyulurlar. Bu evde çok sayıda kedi besleyen yaşlı bir kadın yaşar. Bütün varlığını bu kedilere harcamış yoksul bir ihtiyardır. Evde antika eşya olabileceğini düşünerek eve hırsızlık yapmak için girmeye karar verirler. Kapıyı çalarlar. Yaşlı kadın bunları azarlayarak kovar, kapıyı açmaz. Alex ise liderliğini ispatlamak için girmeye kararlıdır. Eve girmeyi başarır. Diger üç arkadaşı kapıda bekler. Alex eve girdiğinde yaşlı kadınla karşılaşır onu döver ve kadın ölür. Bu esnada polisler gelir ve Alex’i yakalarlar. Diger arkadaşları kaçmıştır.

Alex cinayet suçundan hapishaneye girer. Hapishane koşulları çok kötüdür. Her yer pislik içinde yedikleri şeyler çok kötü vaziyettedir.Hapishane altışat kişilik koğuşlardan oluşmaktadır. Hapishanede eski dostu olan Georgie nin öldügü haberini alır.

Hapishanede papazla tanışır. Papaz sayesinde istediği müzigi dinleyebiliyordu. (Kitapta bu müziği dinlerken yaşadığı huzurdan bolca bahsetmiştir.)

Alex koğuşta kendiyle bir altı kişiyle kalmaktadır. Bir gün koğuşuna yeni bir suçlu gelir fakat bu suçlu için yatacak yer yoktur. Aralarında kavga çıkar ve yeni gelen suçluyu öldürürler. Suç ise Alex’in üzerine kalır.

Bu olaydan sonra suç oranını azaltma da hapishanenin etkili bir yöntem olmayacağını suçlulardan kötülüğü ve iyliği seçme hakkının ellerinden alınması gerektiğine karar verir o dönemin hükümeti. Alex, ilk kurbandır. Alex’i 15 günlüğüne tedaviye alırlar. Hergün işkence çekeceği türden film izletirler, ilaç veriler. 15 günün sonunda Alex kötü birşey yapmaya kalksa hemen canı yanar ve yaptığı şeyden özür dilemeye başlar. Hükümet insanların elinden seçme hakkını alarak kötülüğü bitirmeye kararlıdır.Alex ‘in tedavisinin bittiğini söyleyerek özgür bırakırlar.

Alex çok fazla acı çekiyodur ve ölmeye karar verir. Nasıl ölceğini bulmak için kütüphaneye gider. Bir kaç tıp kitabına bakar. Midesi bulanır başı döner. Sonra bir ihtiyar Alex’e bakarak seni tanıdım ve yaygara çıkarır. Bu ihtiyar, Alex ve arkadaşlarının bir gece darp edip kitaplarını yırttığı kişidir. Alex’in etrafında toplanıp darp etmeye başlarlar. Alex, istese hepsini dövebilecek güçtedir fakat sonunda çekeceği acı daha fazla olacagından hiç birşey yapamaz.

Kütüphaneye polisler gelir kavgayı durdurmak için. Polislerden birini hemen tanır Alex. Bu eski dostu Aptalof’tur. Aptalof, Alex’e hiç acımaz fena şekilde döver ve orada bırakır.

Alex kendine gelince bir evin kapısını çalıp yardım ister. Adam kapıyı açıp Alex’e yardım eder. Yaralarını iyileştir. Ona yemek yapıp en iyi şekilde bakar. Adam Alex’i tanımasada Alex onu görür görmez tanımıştır. Gece vakti evine girip karısını öldürdüğü yazardır bu genç adam. Fakat Alex’in yardıma ihtiyacı olduğundan hiç sesini çıkarmaz.

Yazarın adını yazdığı OTOMATİK PORTAKAL adlı romanından öğrenir. Adı F. Alex’dir.

Yazar Alex’e yardım edeceğini söyler. Hükümete karşı gelecegini isyan çıkarıp hükümeti düşürceğini söyler. Alex’in aklındaysa eski günlere dönüp dönmeyeceği eski sağlıgına kavuşup kavuşmayacağıdır.

Alex siyasiler tarafından kullanılacağını anlar ve kendine bir çıkış yolu bulamaz. En iyisinin ölmek olduğunu düşünür ve kendini pencereden aşağı atar.

Fakat ölmemiştir. Hastanede açar gözlerini. Bütün kemikleri kırılmış iç kanama geçirmiştir. Hükümet hemen geri adım atar ve Alex’i sağlıgına kavuştururlar.

Alex, kendine yeni bir çete kurar fakat çek geçmeden bu zorbalıklarınyapmak istemediğine kadar verir. Bir kafeye gider sütlüçay içmek için. Kafede eski dostu olan Pete ile karşılaşır. Pete’nin yanında eşi vardır. Alex, Pete’nin eşiyle tanışır ve Pete’nin nasıl efendi bir kişiliğe büründüğünü görür.

Kafeden çıktığında büyüdüğünü farkeder artık 18 yaşındadır ve hayatına bir düzen vermek ister. Yarın ilk işinin bir eş bulmak olcağını söyler kendine. Gençlik böyledir der kendine çocugumda benim gibi belki bir cinayet işleyecek ve ben engelleyemeyeceğim belki diyerek kendini bulur Alex.

SON
YAZAR HAKKINDA / ANTHONY BURGESS
İngiliz yazar besteci, romancı ve eleştirmendir. 1959 yılında yazara beyin tümörü tanısı konulup bir yıldan az ömür biçilmiştir. Yazar ilk eşinin geçimini sağlamak için 1 yıl içinde beş buçuk roman yazmıştır. Daha sonra beyin tümörü teşhisinin yanlış olduğu ortaya çıkmıştır.
Hayatına elliden fazla roman ve kitap sığdırmıştır.

KİTAP YORUMU

Kitap iyliğin ve kötülüğün insan iradesiyle seçilebilmesi gerektiğini vurgular. İnsanlar robotik değildir. İnsan makine değildir.insanı istediğin yönde yönlendiremezsin. İnsan iyliği de kötülüğü de seçme hakkına sahip özgür bir varlıktır. İnsanın ruhunda iylikte kötülükte vardır. Kitabın baş karakteri olan Alex’in çaldığı paraların bir kısmını ihtiyaç sahiplerine verdiğinden de bahsetmiştir. Her insan kendi seçimini yapmalıdır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı