Parayı Hayatınıza Nasıl Çekersiniz?

Parayı Hayatınıza Nasıl Çekersiniz?

(Parapsikolojiye Giriş-1.Ders)

Para parayı çeker, lüküs hayat lüküs hayat yan gel de keyfine bak, paranın yüzü sıcaktır, para nedir ki elinin kiri, param yok ama onurum var, para bizi bozar, daha birçok söz bulabilirisiniz para ile ilgili. Dağarcığımızda para ile ilgili o kadar çok söz ve durum var ki. Şöyle bir düşündüğümüzde hepsi aklımıza teker teker gelmektedir.
Yukarıdaki ilk paragrafı okuduğunuzda ne hissettiniz? İçinizdeki ilk duyguyu sonraki paragrafları okumadan bir kağıda yazın lütfen. Kağıdınıza yazdığınız yazı, önünüzde durduktan sonra okumaya devam edebilirsiniz.
Siz parayı nasıl kazanmaktasınız? Zor mu? Kolay mı? Sabahtan akşama kadar çalışıp asgari ücrete talim/tamah mi/mı ediyorsunuz?  İş yerinde asla hak ettiğiniz maaşı alamadınız mı? Mesai ücretinizi aylık zamanı geldiğinde hep eksik mi aldınız? Maaşınıza hiç zam gelmiyor mu? Yıllarca okudunuz , dİrsek çürüttünüz ve anca karın tokluğuna mı çalışıyorsunuz? İşsiz misiniz? İstediğiniz işi bulamıyor musunuz? Salgın hastalılardan, savaşlardan ötürü küçülen şirketinizden atıldınız mı? Para sizin için ne ifade etmektedir değer olarak? Sizce para elinizin kiri ve önemsiz bir meta mı?

Şuan otuz altı yaşında olan biri olarak Yeşilçam filmlerini Tv. de hiç birini kaçırmayan, severek izleyen nesildenim diyebilirim. En çok sevdiğim filmlerden biri de “Bizim Aile ve karakterlerden biri rahmetli Yaşar Usta(Münir Özkul) idi. Kulağımda hep çınlar o sözler:

“Hıh. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim Bey.
Sen mi büyüksün?
Hayır ben büyüğüm, ben, Yaşar Usta.”


Şöyle, bir geçmişimize yolculuk yapalım, izliyorsanız hala şimdi Yeşilçam filmlerini ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız-ki ben izlerim severek. Hadi şimdi düşünmeye başlayalım:

Filmlerin yüzde doksanında zengin bir kız ve onun kenar mahallede yaşayan fakir ama onurlu mu onurlu, çok yakışıklı sevgilisi, o zengin fabrikatör kız, o yakışıklı ama fakir gence deli gibi aşıktır. Fabrikatör ve ultra zengin babası kızına kenar mahallede yaşayan fakir ama yakışıklı onurlu gençle(Genelde rahmetli Tarık Akan veya zenginliği ile ünlü sanatçımız Küçük Emrah olur bu kişiler) evlenmelerine asla izin vermez. Çünkü babası, kızının kenar mahallede yetişen bir gençle değil, tıpkı kendisi gibi zengin ve başarılı arkadaşının oğluyla evlenmesini ister.
Kızın babası gaddardır, zalimdir ama “çok zengindir”. Filmin devamını ve sonunu hepiniz bilmektesiniz. Sonu hüsran ve olabildiğince acı. Veya fakir ama musmutlu bir aile.

Bu tarz filmlerin sayısı sonsuza yakındır. Abarttım biraz ama araştırın, aynen dediğim gibi, göreceksiniz. Bir Yeşilçam klasiği olan “Bizim Aile” filmini izledikten sonra hepimiz ne hissetmiştik. Para kötü bir şey, zenginler bencil ukala ve çok zalim olurlar. Sevgi nedir bilmezler, para onları satın almıştır. Çok kötü bir hastalık içindedirler.

Bu bilinçaltı oyunu bizi paradan uzaklaşmaya, sahip olduğumuzda ise hemen harcamaya, elimizden çıkarmaya, dağıtmaya, yönlendiren ve çoğumuzun farkında olmadığı bir Yeşilçam klasiği ile bize subliminal mesaj olarak yıllarca aktarılmakta.

Bunun farkında olmanız için çok okumak ve izlediğiniz, duyduğunuz her olumsuz şeyi eleştirel gözle görmeniz gerekmektedir. İyilik ile parasızlığı özdeşleştirip, yüceltip; para ve onursuzluğu, kötülüğü aynı kefeye koyan bir anlayıştır bu. Bu mesajdan hatta şuan çoğu dizide, kitapta vb. mevcut.

Bu zenginlerin sonu gelsin zalimlikleri son bulsun diyesi geliyor insanın…. Zengin olmak kötü bir şeydir. Paran çok olursa değişirsin. Paran çok, ama adam değilsin. Para ile saadet olmaz. Diğer dünyaya ne götürebileceksin, kefenden başka…. Şimdi düşünün, para iyi bir şey mi kötü bir şey mi? Cevabı duyar gibiyim. Çünkü çoğumuzun bilinçaltına, ailesinden ve en çok da izlediği film ve dizilerden, sosyal medyadan “ paranın kötü bir şey olduğu, fakir insanların mert ve cömert olduğu, onurlu olduğu işlendi, telkin edildi… Şimdi gel de zengin ol. Zengin olacağıma fakir, ama gururlu olurum daha iyi.

İşte bu düşünce tarzı hayatımızın her kademesinde mevcut. Bu mantık nedeniyle asla ve asla parayı hayatımıza çekemeyiz, çekersek de tutamayız ve sonuçta çoğaltamayız. Aslında hayattaki her olumsuz durumu ve davranışımızı takip etmeli ve olumsuz bilinçaltı oyunlarını olduğu gibi kabul etmemeliyiz. Farkındalığımızı arttırmalı ve “Ne ararsak arayalım, kendimizde olduğunu bilmeliyiz”. Bu sayede hayatımızda her alandaki değişimi hızlı bir şekilde görebileceksiniz.

Evrenin veya inandığımız her ne ise O’nun, bize sonsuz sayıda sunduğu nimetten “Gökten altın yağsa kafama taş düşer “  söz ve mantığından uzaklaşmamız gerekmektedir. Evren biz ondan ne istersek onu bize karşılıksız ve hayırlı bir şekilde verecektir. Buna inanın, inanmıyorsanız da inanmanın yollarını araştırın. Hayattan öncelikle ne istediğinizi netleştirin. İstediğiniz şeyden ise emin olun, ondan sonra yatırımınızı yapın. Yatırım ve para hayattaki çoğu değişkenden sadece biri. Bunu da unutmayın. Paranın geldiği kaynak sadece bir tane değil binlercedir. Bunun bilincinde olun.

İşte bu aşamayı hayatımızda “farkındalılık ve bilinç” aşaması olarak görmeliyiz. Bu aşamayı oldukça önemsemeliyiz.
Psikoloji bilimi aslında stres, karamsarlık, üzüntü, negatif yoğunluğun hayatımızı sadece sağlık anlamında değil, diğer unsurlar açısından da etkilediğini artık kanıtlamış konumda. Bunlardan biri de para. Türkiye’nin en zenginlerine sorun parayı seviyor musunuz? Cevap aynen şöyle olacaktır” Evet,hem de çok seviyorum ve evladıma gösterdiğim sevgiyi,özeni, şefkati aynen paraya da gösteririm. Para da tıpkı çocuklarım gibi beni çok sever.”Biraz düşünün bu cevap üzerinde.

Yukarıda anlattığım aşamayı geçmeden lütfen değil 1 lot BIST’ten hisse almayı, bilmukabele diğer yatırım araçlarının hiçbirine sakın ama sakın bulaşmayın. Diyeceksiniz ki Dolar alayım, Altın alayım, ev alayım her türlü uzun vade tutar kazanırım. Şimdi size bir örnek vereyim bu yazıyı kaleme aldığım an itibariyle şuan dolar 6.95 seviyesinde; Peki rahip Brunson olayından sonra dolar ne oldu, 7 TL doğru mu, doğru. Sonra herkes yatırdı dolara altına o göklere çıkardığımız, kabına sığmayan yaramaz çocuk dolar bir yıl içerisinde 5.15 seviyelerine kadar indi. Keza altın da, ona duyulan güveni boş çıkardı, gözden düştü. Çevremdeki birçok arkadaşım, bu süreçte karalar bağladılar. Battık, bittik, para bizi sevmiyor, gökten altın yağsa benim başıma taş düşerdi zaten, hep söylerdim bunu…. Sözleri havada uçuşmaya başladı. Daha nice nice örnekler. Eminim aranızda bu konumda olan birçok arkadaşımız da var. Belki o kişi sizsinizdir.

Yok arkadaşlar; para, parayı seveni çeker. Gökten altın yağsa, para, parayı sevenin üzerine düşer. O kadar ekonomi okudum, eğitim aldım her şeyi biliyorum, çok da sabırlıyım on parmağımda on marifet var; ama şu parayı bir türlü bulamadım, kendime çekemedim dediğinizi duyar gibiyim. Güzel kardeşim, canım benim, bir kere sen zaten parayla ilgili bir sürü olumsuz söz kullanmış ve bir sıfır geriden başlamışsın. Bu sayede zaten gökten altın /para yağarken sen başına taş yağmasına önceden zemin hazırlamışsın. Taş, kendisini en çok çağıranların üzerine düşmesin de ne yapsın. Dua ve şükür et de, başına taş yerine kaya düşmüyor, meteor düşmüyor…

Şimdi soruyorum size “Siz sizi sevenin yanında mı rahat eder, mutlu olur, zaman geçirmek istersiniz, yoksa sizin hakkınızda herkese olumsuz lakırdı yapana mı gidersiniz? Bu soruyu bir düşünün. Kendi kendinize cevap verin. Cevap olarak; sizi sevmeyeni ve arkanızdan gıybet yapanı daha çok seviyorsanız, yanında vakit geçiriyorsanız, kusura bakmayın ama siz kafadan biraz……… Sonuç olarak ben, beni sevene; arkamdan olumsuz konuşmayana atıp tutmayana gider ve onun yanında mutlu, güzel zaman geçiririm. İşte para da böyledir dostlar.

Şahsen nacizene olarak, matematik konusunda özel ders verme yetkinliğine varmış bir kardeşinizim. Ancak bu para kazanma işinin matematikle hiçbir alakası olmadığını üzülerek söyleyeceğim. Ne sinüs, ne kosinüs, ne üçgen formasyonu, ne dikdörtgen formasyonu, ne de fibonacci parayı çeker kardeşlerim. Bunlar maalesef bir aldatmaca ve sihirbazlık oyunu.

Teknik Analiz konusunda ciddi paralar verip bu alandaki yetkin kişilerden/kurumlardan eğitim almış biri olarak, illaki şansımızı çok ama çok zorlayacaksak (bilmediğim indikatör, formasyon, harmonik vb yok) şunu diyebilirim ki sadece günlük, haftalık aylık grafiklerin teknik olarak çalıştığını, aynı zamanda doğru/kuralına uygun çizilmiş, destek direnç dışında çalışan tek bir trend çizgisi veya formasyon indikatör görmedim. Temel analiz olarak ise son çeyrekte ciddi kar açıklamasına ve şirketin tıkır tıkır işlemesine rağmen, patır kütür destekleri kıra kıra düşen bir sürü hisse yazarak sizleri daha fazla karamsarlığa sürüklemek istemiyorum.

Peki o zaman biz ne yapalım, şu sıcak yüzlü parayı hayatımıza çekebilmek için, bize çözümden bahset de biz de nasiplenelim gökten yağan altınlardan, paralardan, dediğinizi duyar gibiyim. O nedenle aklınızda kalıcı olması için  zahmet edip madde madde size çözüm yollarını  yazacağım:

Parayı Hayatınıza Çekme Yolları

1- Geçmişinize ve çocukluğunuza gidip, size söylenen tüm para ile ilgili olumsuz söz ve telkinleri hatırlayın ve onları her gün düşüncenizden silmek için iyi niyetli olarak dua edin, bu düşünceye odaklanın.Yapamıyorsanız hayat koçu/uzman/psikologlarından destek alın.

Şu an çevrenizde fakirliği ile övünenler var ise uzun bir süre onlardan uzak durun;hatta imkanınız varsa yavaş yavaş onlara yol verin, kalplerini kırmadan tabi. Bunlar en yakınlarınız ise ve uzaklaşma imkanınız sıfıra yakın ise, yakınlarınızı, para konusundaki olumsuz düşüncelerini yanınızda konuşmamaları için uyarın veya daha kolayı evdeki başka odaya geçin,dışarı hava almaya çıkın.

Hele hayatta para konusunda başarılı olmamış insanlardan, para konusunda tavsiye alma gafletine “zinhar” hiç düşmeyin. İşin en önemli psikolojik aşaması budur. Bunu aşmadan bir kuruş dahi yatırım yapmayın ama bir kuruş Ne ev alın ne de araba, zaten onlar da yok olup gidecek maalesef hem de gözünüzün önünde…

2- Zengin olmuş insanların hayatlarını bol bol okuyun. Not alın okuduklarınızı. Üzerinde düşünün, kafa yorun. Bu tip kişileri Twitter’da, Instagram’da takip edin; Ancak “Vay be adamın altındaki arabaya bak ,yaşadığı eve de bakın, helikopter pistli, diye; gıpta etmeyin; kısacası ”kıskanmayın” halk diliyle. Onlar adına çok sevinin. Sanki sizinmiş gibi sevinin ki dünyada zengin ve mutlu insanların olduğunu görün. Yakınlarınızdan zengin, köşeyi dönmüş olanlar var ise onlar adına çok ama çok sevinin.

Onların sahip olduklarının daha da artmasını dileyin. Benim neden yok diye asla ama asla yerinmeyin. O çaldı çırptı kısa yoldan zengin oldu aldatmaca ve fakir tesellisini aklınızdan silin. Öyle olmuş olsa bile böyle düşünmeyin. ve aklınızda zengin olacağınız günleri ve o zenginlikle birlikte daha mutlu olacağınız  o zengin ama mutlu, zengin ama onurlu, zengin ama adaletli günlerinizi her gün ama her gün hayal edin. Bakın, para nasıl çoğalıyor hayatınızda. Borsadan gelmez başka yerden yağar emin olun…

3- Geçmişiniz ile bu gününüzü kıyaslayın. Çocukken yer sofrasında yemek yediğiniz günleri hatırlayın. O zaman telefonunuzun olmadığını, tv nizin kumandası dahi olmadığını hatırlayıp şu anki durumunuza şükredin ve zamanla zaten zenginleştiğinizi, kendinize her gün söyleyin ve ileriki yıllarda daha zengin olacağınızı, bunun doğal akış olduğunu, bu yolla kendinize telkin edin. Bol bol şuan sahip olduğunuz her şeye şükredin.(Lütfen bu konuya siyasi boyutta asla bakmayın)

4- Her gün olumsuz konuşan haber ve arkadaşlarınızı dinleyeceğinize, okuyacağınıza, bilgisayar ekranında felaket tellallığı yapan sözüm ona borsa uzmanlarını izleyeceğinize, grafik analizlerine saatlerinizi harcayacağınıza, görme yeteneğinizi azaltacağınıza, zamanınızı hayat enerjinizi yükseltecek kitaplar okuyun, filmler izleyin, spor yapın, ailenizle gezin dolaşın, misafir kabul edin, misafirliğe gidin, hobiler edinin, para kazanmanın farklı yollarını araştırın, öğrenin…

5- Hiç zamanınız yoksa ve eşek gibi çalışmak zorunda iseniz, evden işe giderken hayatta sahip olduğunuz güzel şeyleri düşünün, hayal edin. En azından şuan nefes alabildiğinizi bile düşünebilirsiniz. O bile yetecektir.

6- İşin bu boyutu, sizin için belki en az üç yıl sürecek ya da daha fazla. Yukarıdaki beş maddeyi halletmeden hayatınızda özümsemeden lütfen sonraki maddelere /aşamalara geçmeyin.

7- Teknik ve temel analizi yeterli seviyede öğrenin doğru bir trend eğrisi çizerek teknik analist olacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Okuyun, araştırın, not alın ve notlarınızı tıpkı üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci gibi her gün öğrenene kadar, aklınıza kazıyana kadar tekrar edin.

Demo hesaplarda en az altı ay kendinizi test edin. Demo hesap yok ise aracı kurumaların ücretsiz hesaplarında hisse senedi alıp satın. Bakalım aldığımız eğitimler yeterli mi? Şimdi diyeceksiniz ki ben hemen zengin olmak istiyorum:

Buna karşılık Warren Buffett üstadımızın sözünü paylaşayım sizlerle:
“Borsa sabırsızların,sabırlı olanlara para aktardığı bu konuda asla taviz vermeyen bir mekanizmadır”.

8- Psikolojik boyutu halledip, demo /deneme aşamasını başarılı bir şekilde geçtikten sonra, işte o zaman yatırım araçlarına para yatırmaya, yatırım yapmaya başlayın.

9- Borsaya kumarhane gözüyle değil zenginleşmenize yardımcı olan bir yatırım aracı olarak bakın. Nasıl ki ev alırken iki gün sonra satmıyorsanız hisse senedine de o gözle bakın. İşin borsa anlamındaki sırrı burada. Siz yatırımcısınız unutmayın. Yatırımcılar uzun vade hareket eder.

10- Hayatınız ekrandan ibaret olmasın, hafta içerisinde iki veya üç gün ve günde sadece maksimum bir saat ekrana bakın. (takip ettikleriniz dahil)

11- Hesabınız eksiye gidince karalar bağlamayın, yükselince de bulutların üstünde çıkmayın. temkinli ve sakin olun. Panik alışı veya satışı yapmayın. Unutmayın balinalar sizi bekliyor okyanusta.

12- Paranın sizi sevdiğine ve her zaman tıpkı sadece hedefine odaklanan(12 ye) ok atıcıları gibi hedef satış seviyenize odaklanın. Gözünüz sadece hedefi görsün. Onun dışındaki rakamları unutun. İsterse beş yıl bekletsin sizi hedefiniz; ancak doğru hisseyi aldığınızdan emin olun. Bunu da teknik ve temel analiz bilgisi ile yapabilirsiniz. Körü körüne hisse alıp beklemeyin doğru hisse/hisseler değil ise isterseniz otuz yıl bekleyin o hedef zor gelir.

Takip ettiğiniz yatırımcılara körü körüne bağlamayın. Kendi sisteminizi kurun. Unutmayın takip ettikleriniz de aynı yolda öğrenen kişilerdir. Bu kişi Warren Buffett ise iş değişir.

Yatırım yapmadan önce bir rotanız olsun. Unutmayın ki rotası olmayan bir uçak düşmeye mahkum, rotası olmayan gemi ise er geç batacaktır er geç….

Sonuç olarak para güzel şeydir canlarım, yüzü sıcaktır ve gökten altın yağsa altının çoğu sizin üzerinize düşecektir. Yeter ki parayı sevmenin yollarını görün, kabul edin,kullanın…

Para kardeşimiz der ki: ”Ben beni seven ve değerimi bilen Jeff Bezos abi, Warren Buffett dede, Ali Ağaoğlu gibilerine giderim ne işim var beni sevmeyende. Çekemeyen kıskananlara da “Para Bizde” şarksını dinlemelerini tavsiye ederim… (İyi gelecektir emin olun denenmiştir.)

Severek takip ettiğim,bana bu sayfada yer açtığı ve bu fırsatı verdiği “Uzun Vade Yatırım” a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Yazının devamının gelmesini istiyorsanız lütfen yorumlara yazınız…

Not:Yukarıda yazılanlar şahsi fikrimdir,yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir.Eğitim ve farkındalık arttırma amaçlıdır.

Sevgiyle kalın.
Parapsikolog😊

Bu Yazı Özcan Işık Tarafından Kaleme Alınmıştır.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Aslında hayatta herşeye olumlu bakmak gerekiyor. Negatif düşünce tarzı insanı sürekli yoruyor. Olumlu bakış açısı bence insanı ayakta tutan en önemli unsurlardam biri para konusunda da olumlu düşünmeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı